
Acı bir gerçektir ama insan yakıcı bir ay olan TEMMUZ MİZAHI VE MİZAHÇIYI SEVMİYOR!.. Neden böyle dediğimi yazıyı okuyunca daha iyi anlayacaksınız...
Üstelik bu Temmuz ayı 5-10 Temmuz arası mizahımızın bir başka büyük kahramanı Nasreddin Hoca'nın şenliğiyle başlardı bir zamanlar Akşehir'de... Ama ülkenin perişan ve tatsız hali, Nasreddin Hoca'nın memleketindeki şenliğe kadar yansıyınca, Nasreddin Hoca uzun yıllardır artık "Camii Hocası" kıvamında anılmaya başlayınca Akşehir'in de tadı kaçtı yıllardır, şenlik arka plana düştü ve benim gibi mizahçılar da gitmez oldu Akşehir'e... Kısacası bu insan yakıcı Temmuz Nasreddin Hoca'mızı da yedi!.. Laf aramızda gerçek Nasreddin Hoca'yı da zaten ancak 90'lı yılların ortasında Profesör Pertev Naili Boratav'ın 40 yıllık bir emekle hazırladığı kitapla öğrenebildik ya... Üstelik toplumun büyük bir kısmı gerçek Nasreddin'i hala tanımıyor, mizahçıların bile bir çoğu bilmez, bu ülke her şeyi hasır ve asır altı eder çünkü...
Başta da dedik ya, mizahın hüzünlü ayıdır Temmuz... Yakıcı bir Sivas sıcağıyla başlar ve pek çok usta mizahçıyı alıp gider uzun yıllardır aramızdan... Mizahhaber bloğumuzda sağ alt tarafa doğru bakıp da, yitirdiğimiz isimlerin listesine göz atarsanız Temmuz ayının diğer aylara fark attığını siz de görürsünüz... Mizahçıyla zoru nedir Temmuz'un, mizahçı olduğumuz için biz mi abartıyoruz bilinmez ama acı gerçek budur!..
Cihan Demirci - AH! (3 Temmuz 2018)







































