7 Haziran 2018 Perşembe

MİZAH DÜNYASININ GÖZÜ, KULAĞI, SESİ MİZAHHABER 20 AY SONRA GERİ DÖNDÜ!..


1 Temmuz 2007 tarihinde internet bloğu olarak yayına başlayan, kısa sürede mizah ve karikatür dünyasının internet üzerindeki gözü, kulağı, sesi haline gelen, mizah dünyasından özel haberler veren MİZAHHABER, 15 Temmuz 2016 süreci sonrasında oluşan OHAL'in kurbanlarından biri olmuş ve 6 Ekim 2016 tarihli bir mahkeme kararıyla erişime engelli bir hale getirilmişti. Hiçbir açıklama yapılmadan 20 aydır bu nedenle yayından uzak kalan MİZAHHABER bloğu 5 Haziran 2018 tarihinde açıldı ve erişim engelinin kalktığı görüldü. Kısacası, mizahçılık serüveninde bu yıl 40. yılını geride bırakan Cihan Demirci'nin MİZAHHABER'İ GERİ DÖNDÜ!.. Mizahhaber 20 ay sonra yeniden yayında ve 1 Temmuz 2018'de 11 yılı geride bırakıp 12. yılına adım atacak!.. Yaşasın mizahın özgür, bağımsız, eleştirel gücü!.. Mizahhaber'in yokluğunda devreye giren AH bloğumuz da kardeşi MİZAHHABER'e mizah dolusu sevgilerini yolluyor, YENİDEN HOŞGELDİN MİZAHHABER, İYİ YAYINLAR!..

NUHSAL IŞIN KARİKATÜRÜ...


NUHSAL IŞIN (Facebook Sayfası-7 Haziran 2018) 

6 Haziran 2018 Çarşamba

HAFTANIN UYKUSUZ KAPAĞI...


UYKUSUZ (7 Haziran 2018)


İZEL ROZENTAL KARİKATÜRÜ...


İZEL ROZENTAL (Şalom)

MURAT SAYIN'DAN "PROMPTER" KARİKATÜRÜ...


MURAT SAYIN (Facebook Sayfasından alınmıştır.)

PORTRE USTASI KEMAL BULUŞ'UN ÇİZGİSİYLE...

KEMAL BULUŞ (Facebook Sayfasından alınmıştır...)

5 Haziran 2018 Salı

NURİ KURTCEBE ÖNCE TUTUKLANIP CEZAEVİ'NE GİRDİ, ARDINDAN TAHLİYE EDİLDİ!..

Nuri Kurtcebe... Karikatürün, çizgi romanın büyük ustalarından... Çizdiği karikatürlere daha önce pek çok dava açılan, Nuri Kurtcebe geçtiğimiz hafta sonu Yalova'da otobüs'ten indirilip, gözaltına alınmış ve tutuklanarak Yalova Cezaevi'ne konulmuştu. Karikatürlerinde, Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanan usta çizer Nuri Kurtcebe, 2 günün ardından denetimli serbestlik kararıyla tahliye edildi. Aydınlık Gazetesi'nde "Ters Köşe" adlı köşesinde günlük karikatürlerini çizmeye devam eden Kurtcebe, Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesince, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret suçundan 1 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığı ve hakkında yakalama kararı çıkarıldığı için gözaltına alınıp, yapılan işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmiş ve çıkarıldığı mahkemece cezaevine gönderilmişti. Kurtcebe'nin, çizdiği karikatürlerle 2015 yılında "cumhurbaşkanına hakaret" suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldığı öğrenildi. 

Nuri Kurtcebe kimdir?

8 Ocak 1949 yılında Muğla’nın Yatağan kazasında doğdu. Babasının subay olması sebebiyle çocukluğu İskilip, Hakkari, Rize, Turhal ve Denizli'de geçti. 
1960 yılında İstanbul'a geldi. Lise son sınıfta babasını kaybeden Kurtcebe'nin eğitim masraflarını taçsız kral Metin Oktay karşıladı.  1970 yılında bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nin Yüksek Resim bölümünü kazandı. Aynı anda bir reklam şirketinde karikatürcü Yalçın Çetin'le beraber karton-film çizerken Oğuz Aral'la tanıştı ve Tekin Aral, Oğuz Alpleçin, Mim Uykusuz ve Ferit Öngören'le beraber Gırgır adlı mizah dergisinin ilk çekirdek kadrosunda yer aldı. Gönlünde yatan aslan çizgi roman olan Nuri Kurtcebe Gırgır'da ilk olarak "Uyduruk Uzay Hikayeleri" başlığı altında kısa metrajlı bilim kurgu çizgi romanları üretmeye başladı. 1971'de Gırgır'da ünlü "Gaddar Davut" çizgi roman tipini yarattı. 1985'te İlhan İrem'in "Pencere Köprü ve Ötesi" müziğini resimledi.  1986 yılında Hürriyet Gazetesi'nde günlük "Mokok" karikatür tipini çizmeye başladı. 1990'da Limon ve Dıgıl mizah dergilerinde çizdiği Bilim Kurgu öykülerinden oluşan ve "İnsanın bu eşsiz gezegendeki serüvenini evrenin sonsuzluğuyla buluşturan boyut farkı" adlı özel çizgi-roman albümü yayımlandı.

1994 yılında Cumhuriyet Gazetesinde Gaddar Davut çizgi romanını ve "Sessiz Sedasız" başlığı altında günlük politik karikatürlerini çizmeye başladı. 1996'da Uğur Mumcu'nun Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi adlı yazısını çizgiye döktü ve “Uğur Mumcu Özel Ödülü”ne layık görüldü. 1997'den 1999'a kadar Cumhuriyet Gazetesi'nde çizdiği karikatürlerinden dolayı üç yıl üst üste "Yılın Hasan Tahsin"leri ödüllerine layık görüldü. 2001'de Nazım Hikmet'in ünlü "Kuvayi Milliye Destanı”nı çizgi-romana dönüştürdü ve aynı yıl Cumhuriyeti ve çağdaşlığı savunan çizgileriyle çağdaş eğitime verdiği katkılarından dolayı ÇEV (Çağdaş Eğitim Vakfı) Ödülü'ne layık görüldü.2002'de Almanya Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından "Yılın Atatürkçüsü” seçildi. Nuri Kurtcebe çizgi romancı, karikatürist
Karikatür sanatçılarının ve herkesin özel ilgisine mazhar olan "Maganda" kavramını ilk kez efsanevi Gırgır dergisinde kullandı…

2006'da Anadolu kültürüne yaptığı katkılarından dolayı plastik sanatlar dalında “Truva Kültür Sanat Ödülü”ne layık görülen Nuri Kurtcebe halen Aydınlık Gazetesi'nde "Ters Köşe" adlı köşesinde günlük karikatürlerini çizmeye devam etmektedir.



NURİ KURTCEBE'YE TUTUKLANMASI SONRASINDAKİ DESTEK ÇİZGİLERİ... 
(SOSYAL MEDYA'DAN)



 ÇİZGİ: ÖZNUR KALENDER 
ÇİZGİ: KEMAL GÖKHAN 



ÇİZGİ: ERDOĞAN KARAYEL


ÇİZGİ: MURAT SAYIN


29 Mayıs 2018 Salı

CİHAN DEMİRCİ YAZDI: "KARİKATÜRÜMÜZÜN BÜYÜK USTALARINDAN BEDRİ KORAMAN'I 3. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE SEVGİYLE ANIYORUZ..."

Yaşadığı sağlık sorunları sonrasında yaşamını sürdürdüğü Bodrum'da önce hastanede yoğun bakımda kalan ama yaşama direnciyle yaşama tutunan karikatürümüzün büyük ustalarından sevgili Bedri Koraman usta sonrasında evinde düşerek ciddi bir kaza geçirmiş ve gene tedavi altına alınmıştı. Türk karikatürünün yaşayan en duayen çizeri Bedri Koraman, 1928 doğumluydu ve 30 Mayıs 2015 Cumartesi günü Bodrum'daki evinde yaşamını yitirdiğinde 87 yaşındaydı. Zaman acımasız... Bu ülkede gazete karikatürcülüğünü zamanında zirveye taşıyan, onun değerini arttıran, çizginin bu büyük ustasını yitireli 3 yıl geçti...


Bedri ağabey de, ülkenin içine düştüğü baskı ve kabus döneminde bu ülkenin pek çok değerli çizeri gibi son yıllarında ne yazık ki çizecek gazete bulamıyor ve bundan şikayet ediyordu. Onun 30 Mayıs 2015'teki gidişi aslında bir dönemin bitişi gibidir, bu açıdan da karikatürün 50 kuşağıyla soluk bulduğu o parlak ve renkli bir dönem adeta kapanmıştır. Sevgili Bedri ağabeyle 70'li yılların sonlarında Milliyet gazetesinde tanışmıştım. Sonrasında başlayan dostluğumuz hep sürdü. Alanya'da yıllar önce gerçekleşen Uluslararası bir karikatür yarışmasında birlikte jüri üyeliği yaptığımız dönemde çok keyifli anlar geçirdik. Onu hep o hayat dolu, coşkulu, neşeli, çizdiği o muhteşem güzel kadınlar gibi güzelliklere düşkün haliyle anımsayacağım. Bizlere geride çok renkli anılar bıraktı. O karikatürümüzün güzel, güçlü, etkili yıllarının baş aktörlerindendi. Bugün ne öyle bir ülke var, ne de karikatürün öylesine bir gücü. Hayat dolu ruhu şad olsun... Anısına sevgiyle...

CİHAN DEMİRCİ-AH!



BEDRİ KORAMAN'IN YAŞAMI... 

Bedri Koraman 1928'de Samsun'un Bafra ilçesinde doğdu. 1945'te öğrenim için geldiği İstanbul'da bir süre İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde Cemal Tollu atölyesinde eğitim gördü. 1945'ten başlayarak illüstrasyon ressamı ve karikatürcü olarak Babıali'ye girdi. Karikatür çizmeye 1947'de Çocuk Âlemi dergisinde başladı. 41 Buçuk, Tef, Taş, Karikatür gibi mizah dergilerinde çizdi. 

1951'de Deve, daha sonra Gölge adlı mizah dergilerini çıkardı. 1954'te Milliyet gazetesinde çalışmaya başladı. Özellikle 1960'lı yıllarda aynı gazetede yayımlanan ve Cicican adıyla sinemaya da aktarılan "Cici Can" adlı çizgi romanı geniş ilgi topladı. Ayrıca Cemkurt ve Tekir Hafiye adlı resimli romanları çizdi. Kurucuları arasında yer aldığı Kare Ajans'ta canlandırma filmleri yaptı. 

1970'lerde Abdi İpekçi'nin isteğiyle, Milliyet'in birinci sayfasında, gazetenin o günkü en önemli haberini tamamlayan ve resim yanı ağır basan renkli karikatürler çizmeye başladı; bu çalışmaları büyük ilgi gördü. 18 Kasım 1978'de uğradığı bir silahlı saldırıdan yara almadan kurtuldu. 1982'de Güneş gazetesine geçtiyse de 1985'te Milliyet'e döndü. Günlük karikatürleri dışında gazetenin hafta sonu ekleri için özel karikatür-öykü sayfaları hazırladı. Yıllarca çalıştığı Milliyet gazetesinden ayrıldıktan sonra, Sabah gazetesinin Pazar ekinde, "Çizgi Dünyası" başlığı altında tam sayfa karikatürler çizdi.

Yassıada Yargılamalarını izleyip karikatüre dökerek muhabir-karikatürcü tipinin ilk örneklerinden biri oldu. 1970'lerde parti kurultaylarını, seçim gezilerini izleyip gazetede bantlar halinde yayımlayarak bu çalışmalarını sürdürdü. Siyasi karikatürlerinin bir kısmını içeren Siyaset Arenası adlı bir kitabı olan Bedri Koraman, İtalya Marostica, Yugoslavya Üsküp’te ve Saraybosna’da özel ödüller kazandı. Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin Spor karikatürleri Yarışması’nda birincilik ve ikincilik ödülleri aldı, ayrıca ortak sergi ve albümlere katıldı. 1986'da merkezi Brezilya'da bulunan Internacional dos Jornalistas adlı basın kuruluşuna onur üyesi seçildi. 1999-2000 ve 2001 yıllarında olmak üzere 3 dönem Karikatürcüler Derneği Genel Başkanlığı yaptı.

MİZAHHABER-AH ARŞİVİNDEKİ BEDRİ KORAMAN KARİKATÜRLERİNDEN ÖRNEKLER... 



















CİHAN DEMİRCİ'NİN BEDRİ KORAMAN'LI ANILARINDAN FOTOĞRAFLAR... 


19 HAZİRAN 1999... KARİKATÜRCÜLER DERNEĞİNİN SULTANAHMET'TEKİ, MERKEZİNDEYİZ... SOLDAN SAĞA; MISTIK (MUSTAFA EREMEKTAR), TONGUÇ YAŞAR, İBRAHİM ERSARAÇ, BEDRİ KORAMAN VE CİHAN DEMİRCİ...



2003 yılı Mayıs ayında Bedri Koraman ağabeyle birlikte Uluslararası Akdeniz Karikatür Yarışmasının jüri toplantısı gittiğimiz Alanya'da...Soldan sağa; İbrahim Tapa, Bedri Koraman, Nüvit Özkan, Mahmut Karatoprak, Cihan Demirci, Deniz Som ve Oleg Dergachov.... 


2003 yılı Mayıs ayında Bedri Koraman ağabeyle birlikte Uluslararası Akdeniz Karikatür Yarışmasının jüri toplantısı sonrası yemeğinde Alanya'da... Soldan sağa; Fatih Taşpınar, Cihan Demirci, Bedri Koraman...


2003 yılı Mayıs ayında Bedri Koraman ağabeyle birlikte Uluslararası Akdeniz Karikatür Yarışmasının jüri toplantısı için gittiğimiz Alanya'da... Soldan sağa; Deniz Som, Bedri Koraman, Mahmut Karatoprak, İbrahim Tapa, Cihan Demirci ve Oleg Dergachov...

HÜRRİYET GAZETESİ, 1 0CAK 2003 TARİHİNDE "MİZAHIN DEVLERİ" ADI ALTINDA BİR YILBAŞI MİZAH EKİ VERMİŞTİ. HÜRRİYET BU EKTE YER ALMASI İÇİN SEÇTİĞİ 32 MİZAHÇIYI, 23 ARALIK 2002 TARİHİNDE GAZETEYE DAVET ETMİŞTİ.  YUKARDA GÖRDÜĞÜNÜZ, BEDRİ KORAMAN'IN DA YER ALDIĞI MİZAH EKİNİN KAPAK FOTOĞRAFI 23 ARALIK 2002 TARİHİNDE HÜRRİYET GAZETESİNİN STÜDYOSUNDA GAZETENİN FOTOĞRAFÇISI SEBATİ KARAKURT TARAFINDAN ÇEKİLDİ...  


NUHSAL IŞIN KARİKATÜRÜ...

NUHSAL IŞIN (Facebook Sayfası) 

ÖZNUR KALENDER KARİKATÜRÜ...

ÖZNUR KALENDER (Facebook Sayfası)


ERCAN AKYOL KARİKATÜRÜ: "GEZİ DİRENİŞİ 5 YAŞINDA"...


ERCAN AKYOL (Facebook Sayfası) 



#GEZİ 5 YAŞINDA!..

Bundan 5 yıl önceydi... Taksim'de Gezi Parkı'nda ağaçların kesilmeye başlaması üzerine başlayan bir hareket giderek büyüdü ve ülke genelinde bir halk direnişine dönüştü. Mayıs sonlarından başlayan bir direniş Haziran ayı boyunca sürdü ve ağır bir bedelle, gazla, fişekle, plastik mermiyle ve sonuçta tepki göstermekten başka bir duruşu olmayan pek çok genç canın katledilmesiyle bitirildi. Gözü ranttan başka bir şey görmeyen, ülkenin taşını, toprağını, ağacını, ormanını, suyunu, deresini, havasını bitirmeyi kafasına koymuş, kindar bir iktidar bu direnişin bedelini ağır ödetti. Ağır kinle bırakın Gezi Parkını, Taksim semti bitirildi. Taksim meydanı betona gömüldü, kalan son ağaçlar yok edilip, tabutluk gibi çirkinliklere çiçekler konularak dünyanın en sevimsiz, en çirkin meydanı haline getirildi. Bu arada AKM de bir güzel yok edildi. Sonuçta Gezi Direnişi direnenler için ağır bir yenilgiyle bitti ama gözü kinden, öfkeden dönmüş bir iktidarın gerçek yüzünün dünya tarafından ilk kez görülmesini de Gezi'deki bir avuç çapulcu sağladı. O gün çapulcu diye aşağılananlar vardı, bugün Gariban ve Fakir diye aşağılananlar var. Kibirli bir cehalet ülkeyi betona gömüyor ama günün birinde kendisinin de betona değil toprağa gömüleceğini unutuyor. Gezi Direnişinin 5. yılında sizlere o dönemin, nerdeyse 24 saat yayında olan bloğu ve Facebook grubu MİZAHHABER'de yayınlanmış görsellerden bir seçki sunuyoruz... Yitirdiğimiz güzelim canların anısına... Yenildi çünkü insandık, sadece insanca bir tepkiydi gösterilen. Silahla, gazla, tomayla, bombayla, fişekle doğalarına, ağaçlarına ve gasp edilen yaşamlarına sahip çıkmaya çalışanlar susturuldu... Korkutuldu... Ürkütüldü... Bastırıldı... Ama biliyoruz ki, bu hep böyle gitmez, gün olur, devran döner, zalimin zulmü gün gelir kendine döner!.. (AH MİZAH!) 


#Gezi5Yaşında