28 Mart 2017 Salı

"AH" DUVARINDAN...


CİHAN DEMİRCİ YAZDI: "ÇİZGİNİN BÜYÜMEYEN ÇOCUĞU MISTIK ABİ, GİDELİ 17 YIL OLDU!.."

Karikatürümüzün kendine özgü ustalarından biriydi sevgili "MISTIK" ağabey... Onunla tanışmam 80'li yılların hemen başlarında oldu. Güneş gazetesinde yan yana odalarda çalışırken, sonrasında Karikatürcüler Derneği'nin çeşitli buluşmalarında sohbet etme olanağı bulduk. Kısa sürede kaynaştık. Gerçek adı- soyadı: Mustafa Eremektar'dı, soyadı gibi gerçek bir emektardı ama o hep "Mıstık" olarak yaşadı. Karikatürlerine bu şekilde imza attı ve bizim hep sevimli "Mıstık" ağabeyimiz oldu. Çocukları çok sevdi, zaten kendi de pek çok çizer gibi hiç büyümeyen çocuklardandı, o yüzden çocuklara çizmekten ayrı bir keyif alıyordu. Zaman acımasız... Bundan tam 17 yıl önce 28 Mart 2000 tarihinde, 70 yaşındayken yitirmiştik onu...


(Fotoğraf: Çerkes Karadağ)

Renkli ve ilginç bir insandı çizgi ustası "Mıstık"... Nam-ı diğer; Mustafa Eremektar dünyaya bir 28 Mart günü gelmişti, veda ettiği günde bir 28 Mart'tı... Yani 70. yaş gününde veda etti o dünyaya... Karikatür macerası henüz 17 yaşında başlamıştı... Onu keşfeden Çağdaş karikatürümüzün kurucu isimlerinin başında yer alan büyük usta Cemal Nadir Güler'di... 1947 yılında Cemal Nadir'e ait bir portre karikatürünün, dönemin önemli çocuk dergisi "Doğan Kardeş"te yayımlanmasıyla karikatüre adım atan ve sonrasında uzun yıllar pek çok dergi ve gazetede çalışan Mustafa Eremektar, çocuklar için de özel olarak üretmiş, çizmiş bir çizerdi. 1962 ile 1980 arasında uzun yıllar çizgi film çalışmaları da yaptı. Gırgır dergisinin çıkış yıllarında "Taş Devri"ni Gırgır'da çizdi.



Ölümünün 1. yılından beri Nişantaşı'nda bize onu anımsatan ve adını taşıyan bir park bulunuyordu ama bu parkın önceki başkan döneminde epeyce karambole gittiğini öğrenmiş ve üzülmüştük ama şaşırmadık zira bizim karikatürcülere layık gördüğümüz budur, bu ülke an gelir Oğuz Aral'ın heykelini yakıp, yok eder bu ülke, an gelir Mıstık Parkı karambole gider. Daha önce kaç kez yazdım bilmiyorum ama bir kez daha yazayım; ne yazık ki bizim Kadıköy Belediyesi, karikatürümüzün kurucu isimlerinin en başında yer alan Cemil Cem'in sokağına adını daha layıkıyla verebilmiş bile değil. Adamcağızın sokağının adı "Cem Sokağı" olduğu için kimse birşey anlamıyor, bu hangi Cem diye... Acı gerçektir, bu ülke karikatür sever gibi gözükse de aslında karikatürcülerini pek sevmez, çünkü onlar yüzlerce sayfada anlatılacak acı gerçekleri tek bir çizgiyle dile getirirler!.. Bu coğrafyada karikatürcü-mizahçı olmak "yalnızlığı" baştan göze almaktır!..

Sevgili Mıstık ağabey gibi yumuşacık çocuksu çizgilerin, sevimli çizeri bile an gelir elbet nasibini alır bu atmosferden... Sevgili Mıstık ağabeyi ölümünün 17. yılında sevgi ve özlemle anarken, karikatürcülerin parklarına, sokaklarına sahip çıkacak belediyelere olan özlemimizin sürdüğünü, pek duyan olmasa da, biz bir kez daha HAYKIRALIM!..

Televizyon dünyasına, haber merkezlerine uzun yıllardır ciddi emekler veren oğlu Uygar Eremektar babası Mustafa Eremektar'ın ismini yaşatmak için uğraşıyor, ona da buradan sevgi yollayalım ve Mıstık abimizi bir kez daha "çocuksu" bir sevgiyle analım...

CİHAN DEMİRCİ (AH!)


"MISTIK"LI ANILARDAN ENSTANTANELER...

Tarih: 19 Haziran 1999... Karikatürcüler Derneği'nin Sultanahmet'teki merkezinde "Karikatür" dergisinin kapak sergisi için biraraya gelinmiş. Mıstık ağabey gene her zamanki sıcakkanlı ve sevimli haliyle Bedri Koraman ile şakalaşıyor... Fotoğraftakiler: Mıstık, Tonguç Yaşar, İbrahim Ersaraç, Bedri Koraman ve Cihan Demirci... (Karikatürcüler Derneği Bülteni Kapak Fotoğrafı)



Mıstık pek çok çocuk dergisine çizdi. Bunlardan biri: 2 Ekim 1963 tarihli "Çocuk Haftası" dergisinin kapağındaki çizgiler ona ait... 


Mıstık'ın "Çocuk Haftası"na çizdiği çocuk kahramanlar: İBİŞ İLE BEBİŞ...


MISTIK'ın çizgisiyle sevimli çocuk: KELOĞLAN... 



MISTIK, Gırgır dergisinin ilk yıllarında ünlü "TAŞ DEVRİ" karikatürlerini ara ara Gırgır'a da çizdi...Gırgır'dan iki ayrı yarım sayfası... 

MISTIK'TAN KARİKATÜR ÖRNEKLERİ...




  






(KAYNAK: MİZAHHABER VE CİHAN DEMİRCİ ARŞİVİ... )


27 Mart 2017 Pazartesi

"EDEBİYAT VE MİZAH SEMPOZYUMU" 1 NİSAN'DA ST. PULCHERİE FRANSIZ LİSESİNDE...


St. Pulcherie Fransız Lisesinde özellikle Edebiyat öğretmenlerine yönelik ama herkese açık olan, 8 konuşmacının katılacağı "Edebiyat ve Mizah" Sempozyumu 1 Nisan Cumartesi, yani şakanın, mizahın gününde, mizahımızın büyük ustası Aziz Nesin'in anısına gerçekleşecek ve sempozyum saat: 13'te başlayacak...

"AH" bloğunun hazırlayıcısı, mizah yazarı-Karikatürist ve Mizah tarihi araştırmacısı Cihan Demirci de, bu sempozyuma, saat:13.45-14.25 arasında; "Mizah, Edebiyatın Neden Üvey Evladıdır?" başlıklı bir sunumla katılacak. 

Sempozyuma konuşmacı olarak; Muharrem Kaya, Cihan Demirci, Metin Üstündağ, Zeynep Oral, Vedat Özdemiroğlu, Ezel Akay, Hasibe Eren ve Nihal Yalçın katılacaklar. 


Konuşmacıların söyleşi başlıkları ise şöyle; Muharrem Kaya; "Mizah Kuramları Bağlamında Nasrettin Hoca Fıkraları", Cihan Demirci; "Mizah Edebiyatın Neden Üvey Evladıdır?", Metin Üstündağ; "Dünden Bugüne Mizah ve Edebiyat", Zeynep Oral; "Aziz Nesin'e Borcumuz", Vedat Özdemiroğlu; "Paşa Gönül Kriterleri", Ezel Akay; "Hikaye Anlatıcılığının Altın Çağı", Hasibe Eren ve Nihal Yalçın; "Mizah Üzerine" 

Sempozyum sırasında 8. Liseler Arası Makale Yarışmasının ödül töreni de yapılacak. Sempozyum saat 19'da kokteylle sona erecek. 

Sempozyumla ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için link adresi: http://www.sp.k12.tr/turkce/kultur-ve-sanat/profesyonel-etkinlikler/article/14-kultur-ve-edebiyat-sempozyumu


25 Mart 2017 Cumartesi

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ, 25 YIL SONRA GELİR YERİNE OTURUR!..

CİHAN DEMİRCİ (Türküm Doğruyum Fena Halde Doluyum-1.Basım: Mayıs 1992) 


HAFTANIN UYKUSUZ KAPAĞI...


UYKUSUZ (23 Mart 2017) 

HAFTANIN PENGUEN KAPAĞI...


PENGUEN (23 Mart 2017) 

HAFTANIN LEMAN KAPAĞI...


LEMAN (22 Mart 2017) 

NUHSAL IŞIN KARİKATÜRÜ...

NUHSAL IŞIN (23 Mart 2017) 

SEFER SELVİ KARİKATÜRÜ...


SEFER SELVİ (22 Mart 2017-Evrensel) 

19 Mart 2017 Pazar

VAHİT AKÇA ARKADAŞIMIZDAN "HAYIR'LI KARİKATÜRLER SERGİSİ" İÇİN KARİKATÜRCÜLERE ÇAĞRI!..


Daha önce Mizahhaber'e şimdi de AH'a katkı veren çizerlerin başında gelen Vahit Akça arkadaşımız "HAYIR'LI KARİKATÜRLER SERGİSİ" için karikatürcülere şu çağrıyı yaptı: 

HAYIR DİYEN ÇİZERLER… HAYIR KADIKÖY ve HAYIR ÜSKÜDAR MECLİSLERİ için dergiler ve sergilere HAYIR’lı KARİKATÜRLERİNİZİ BEKLİYORUZ; 

MAİL ADRESİ: vahitakca@yahoo.com 

Sınır yok ve mümkün olabildiğince acil.. A3 veya A4 300DPI… KARİKATÜRLERİNİZ GELMEYE BAŞLADI... ACİLİYET nedeni; Kadıköy ve Üsküdar için, iki ayrı zamanda ortak 2 dergi hazırlanıyor...  tekrar teşekkürler, saygı, sevgi, selamlar..  Umutlu kalın…

ERCAN AKYOL KARİKATÜRÜ...


ERCAN AKYOL (19 Mart 2017-Milliyet) 

17 Mart 2017 Cuma

CİHAN DEMİRCİ YAZDI: "ÇİZGİNİN SESSİZ VE 'DOKTOR' TİTİZLİĞİNDEKİ USTASI BÜLENT DÜZGİT'İ 7. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE SEVGİYLE ANIYORUZ"

Bugün 18 Mart 2017... Karikatürümüzün en "mütevazı" ustalarından birinin Bülent Düzgit'in sessizce gidişinin 7. yılı...  Ne yazık ki şu anda erişime engelli olan Mizah Kütüphanesi kıvamındaki blog sitemiz MİZAHHABER'de 25 Ağustos 2007 tarihinde hazırladığım dosya "TÜRK KARİKATÜRÜNÜN SESSİZ USTASI: BÜLENT DÜZGİT" adını taşıyordu. Çarşaf dergisi yıllarından beri tanıdığım Bülent Düzgit, tamamıyla kendi dünyasında yaşayan, ortalarda asla gözükmeyen, dünya çapında deseni-çizgisi olan bir karikatür deviydi. 2007 yılında hakkında bugüne dek yapılmış en kapsamlı (Bunu söylemek çok acı ama gerçek) o yazıyı hazırlarken ona ulaşmak için sayısız insanı aramış ama gene de ulaşamamıştım. Telekomdan bulabildiğim telefon numarasını da açan yoktu. Onu son 2003 yılının 1 Ocak tarihinde Hürriyet gazetesinin verdiği mizah eki için Hürriyet'te pek çok karikatürcü-mizahçı bir araya geldiğimizde görmüştüm. Bülent Düzgit fazla konuşmayı da sevmezdi. Zaten belki de o yüzden hep çizgileriyle konuştu. Çarşaf mizah dergisinde; çizgi öyküler, çizgi romanlar, muhteşem kapaklar, müthiş karikatürler çizmişti. Onu Çarşaf'ta çalışırken izlemek benim için büyük keyifti. Yıl: 1978'di... Meslekte henüz yolun başında, daha16 yaşında bir lise öğrencisiydim. Ondan izin alarak onu çalışırken izlerdim... Bana hediye ettiği bir Çarşaf kapağı bile var arşivimde... Arkadaşları ona "DOKTOR" derdi... Görüntüsü nedeniyle doktora benzetilirdi. Aslında çizginin doktoruydu diyebiliriz. İşini o eski cerrah doktorlar gibi o kadar  titizce yapardı ki zira... 

Bülent Düzgit Çarşaf sonrasında öldüğü ana dek Hürriyet'te "Bülent Çiziyor" başlığı altında çizdi ama o kadar "mütevazı" bir çizgi emekçisiydi ki soyadını bile yazmadığı için pek çok okur bu Bülent'in kim olduğunu bile bilemedi!.. Hürriyet gazetesinin diğer çizeri Latif Demirci, Bülent Düzgit'in ölümü ardından hakkında şunları söylemişti; "Bülent Düzgit mesleğe ilk başladığım yıllarda çizgisine, bileğine çok hayran olduğum bir isimdi. Ben Gırgır'da mesleğe adım attığımda o da Çarşaf'ta çalışıyordu. Çok ağır bir hastalık geçirmesine rağmen, tedavi süresince karikatürden kopmadan, karikatüre tutunarak çizgilerini sürdürdü. Tanıdığım karikatüristler içinde en naif esprileri yapan çizerlerden biriydi. Kimseyi incitmeden kırmadan söylemek istediklerini söylerdi."

1947 doğumlu Bülent Düzgit henüz 63 yaşındaydı ama uzun yıllardır sağlık sorunları yaşıyordu. Onu 18 Mart 2010'da sessizce yitirdik. Karikatürcü arkadaşları 19 Mart'ta onu Fatih Camiinden onu yolcu ettiler... Hakkındaki haberi hazırlarken konuştuğum Çarşaf yıllarından eski çalışma arkadaşı Bülent Arabacıoğlu, Düzgit'in çok büyük çizgi bir ustası olduğunu ama kendi dünyasından pek çıkmadığı için bu ustalığın son yıllarda pek bilinemediğini belirtmişti. Bu ülke kendi dünyasından çıkmış olana bile nankörken, kendi kabuğunda, naif bir hayat sürmüş gerçek sanatçıları elbette asla görmez, bilmez... Karikatürümüzün en mahçup ama en usta çizerlerinden bir bilek ustasını, ömrü boyunca kendini sadece çizmeye vermiş,  bu mütevazı yüreği 7. ölüm yıldönümünde de sevgiyle anıyor, ruhu şad olsun diyorum...

CİHAN DEMİRCİ (AH!) 


BÜLENT DÜZGİT'TEN ÇARŞAF KAPAKLARI... 

KENDİ ÇİZGİSİYLE BÜLENT DÜZGİT...


BÜLENT DÜZGİT'İN CENAZESİNDEN FOTOĞRAFLAR... 



Bülent Düzgit'i 19 Mart 2010 tarihinde Fatih Camiinden uğurlayan çizer ve mizahçı meslektaşlarından bir grup; Atay Sözer, Metin Üstündağ, Semih Poroy, Cihan Demirci, Musa Kart, Mustafa Kıraç, Öznur Kalender, Kandemir Konduk, Oğan Kandemiroğlu, Erdoğan Bozok, Akdağ Saydut, Celal Kandemiroğlu, Şinasi Gümüşel...  (AH!)

(FOTOĞRAFLAR MİZAHHABER ARŞİVİNDEN ALINMIŞTIR...)