7 Nisan 2018 Cumartesi

HÜRRİYET'İN SATIŞI SONRASINDA İLK KURBAN KARİKATÜRCÜ LATİF DEMİRCİ OLDU!..

Karikatürümüzün yüz akı isimlerinden biridir Latif Demirci arkadaşımız... Oğuz Aral ustamızın yanında yetişip Gırgır, Fırt'ın en parlak yıllarında çizen Latif Demirci, sonrasında Hıbır ekibinde yer aldı ve daha pek çok yayında çizdikten sonra Hürriyet'in çizeri oldu. Latif Demirci uzun yıllardır birinci sayfasında karikatür çizdiği Hürriyet'te daha önce de pek çok sansür ve baskı yaşamış, bir ara gazeteye ara vermiş sonra tekrar geri dönmüştü ama Hürriyet'in ve tüm Doğan Medya grubunun Tüpçü Demirören ailesine satılmasının ardından karikatürlerindeki sansüre uğrama ve yayınlanmama durumu daha da artan ve 11 Mart'tan beri Hürriyet'te zaten karikatürleri görülmeyen Latif Demirci'nin Hürriyet'le yollarını ayırdığını üzülerek öğrendik. 

Yanda Latif Demirci'nin Hürriyet'te 11 Mart 2018 tarihinde yayınlanmış, gazetenin sitesinde gözüken son karikatürü görülüyor. Bu karikatürden sonra Laitf Demirci'nin yolladığı karikatürler yayınlanmıyor.

Bugüne dek pek çok çizer iktidarın yarattığı baskı ortamından etkilenerek işini yitirdi. Tüpçü medyasına daha önce geçen Milliyet gazetesinin çizeri Ercan Akyol arkadaşımız da bu anlamda uzun yıllar şahit olduğumuz benzer sorunlar yaşadı ve müthiş bir direnç gösterdi ve yoluna bir şekilde zorluklar içinde de olsa devam ediyor. Basında karikatürün tamamen yok olma çizgisine girdiği ülke tarihinin en ağır FAŞİZM dönemi ne yazık ki medyada kalan son renkleri de birer birer solduruyor. Mizah dergiciliğinin can çekiştiği, sosyal medya alanı dışında ortalıkta mizah adına giderek pek bir şeyin kalmadığı bu dönem bir ülkenin de kendi tarihine sıktığı bir dönemdir. Bu satırların yazarı olan Cihan Demirci de, üstelik Cumhuriyet gibi bir gazeteden 2011 yılında şutlanmıştı. O dönem Zafer Temoçin yönetiminde yapılan mizah sayfası, dönemin yayın yönetmeni tarafından bizlere haber bile verilmeden kaldırılmış, bizler de kapının önüne konulmuştuk. Üstelik bunu yapanlar Cumhuriyet'in o dönem ki "Atatürkçü" geçinen yönetim kadrosuydu!.. Tarih okuyanlar görür ki, özellikle Osmanlı döneminde bundan da ağır baskılar yaşanmıştır, ama mizah ve karikatür asla yok olmaz!.. Bu topraklarda şimdilerde şakşakçılığı yapılan, yıldızı parlatılan Abdülhamit mizah dergilerine tam 30 yıl yasak getirmiştir ama mizahı yok edememiştir. 1878'de onun baskı döneminde yasaklanan mizah dergileri 1908'de 2. Meşrutiyetin ilanı ardından öylesine bir patlamıştır ki, bunu ancak tarih okuyan bilir!.. Mizah ve karikatür yok olmaz ama faşizme bu denli alkış tutan, bu denli tapan ülkeler gün gelir ya tarihe karışıp yok olurlar, ya da yeniden kurulurlar!.. 

(AH MİZAH-C.D.)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder