8 Eylül 2017 Cuma

CİHAN DEMİRCİ YAZDI: "TÜRKİYE'NİN İLK KADIN BAKANI ÖLDÜĞÜNDE ANIMSADIĞIM BİR 'CAFER ZORLU' KARİKATÜRÜ!..

"AH" MİZAH ÖZEL- Dün yani 7 Eylül 2017'de Türkiye'nin ilk kadın bakanı olan Türkan Akyol'un 89 yaşında yaşamını yitirdiği haberini aldık... 1971 yılıydı, Türkiye talihsiz bir dönem daha geçiriyordu ve darbe gibi bir 12 Mart muhtırası yaşamıştı, bu muhtıranın ardından kurulan Nihat Erim hükümetinde ilk kez bir "kadın" bakan olmuştu. Ülke tarihinde çok önemli bir olaydı!..Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Türkan Akyol. 9 ay süren bir hükümette bakan olan Türkan Akyol daha sonra ilk kadın rektör de olacaktı. 1971 yılında Türkan Akyol'un rektör oluşunun ardından geçtiğimiz ay "AH" sayfamızda andığımız karikatürümüzün özgün ustalarından Cafer Zorlu yukarda Akbaba mizah dergisinin kapağında gördüğünüz bu anlamlı, bu unutulmaz karikatürü çizecekti. Evet bu ülke çok daha sonra 90'larda bir kadının "Başbakan" olmasını da yaşadı ama ne yazık ki o dönemde tüm olumsuzlukları gördü. 

Ayrıca şu bilgiyi de üzülerek verelim. Yazar-gazeteci ve Tüyap Kitap Fuarının yöneticisi sevgili Deniz Kavukçuoğlu, ilk kadın bakan Türkan Akyol'a ilişkin Facebook üzerinde yazdığı kısa bir yazıda, Türkan Akyol'un kamuoyunda bilinmeyen bir yönüne değiniyor, ve şöyle diyor: "... Türkiye’nin ilk kadın bakanı Türkan Akyol dün yaşama veda etti. 89 yaşındaydı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyeliği, Rektörlüğü ve XVIII. Dönem İzmir Milletvekilliği ile Sağlık ve Sosyal Yardım, Devlet Bakanlıkları yaptı. Sosyal demokrat olarak bilinirdi.12 Mart 1971 Silahlı Kuvvetler muhtırasının ardından 19 Mart’ta Nihat Erim'in kurduğu 33. Hükümette sağlık bakanı olarak görev aldı. Bu görevi 13 Aralık 1971 tarihine kadar sürdü. Bakanlar Kurulu üyesi olarak attığı son imza 6 Aralık 1971 tarihliydi. Bu imza 72 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının çeşitli nedenlerden ötürü vatandaşlıktan çıkarılmalarına ilişkin Bakanlar Kurulu kararına atılan imzaydı. Ben, bu karar sonucunda vatandaşlıktan çıkartıldım. Tam 22 yıl Türkiye’ye giremedim. Yurt özlemiyle yaşadım. Anneannemin, babaannemin, amcamın ve birçok büyüğümün cenazelerine katılamadım. Sayın Akyol’un nasıl olup da böyle bir kararı imzaladığını hiç anlamadım. Yakıştıramadım. Ne var ki o yalnız değildi. O Bakanlar Kurulu kararının altında yine sosyal demokrat bilinen Atilla Sav ve Talat Halman’ın da imzaları vardı. Sayın Akyol’un yaşama vedası bana ister istemez acı çekerek yaşadığım o 22 yılı çağrıştırdı. Bizim geleneğimizde ölünün arkasından olumsuz konuşmak yoktur.Ne diyeyim? Tanrı taksiratını affetsin. 

Bugün ise içine düştüğü gerici kuşatmada "kadın" hakları ve kadının durumu Türkan Akyol'lu o muhtıra döneminin bile çok çok gerisindedir... "Kadın insan mıdır?" tartışmaları yapılan Suudi Kafası ülkenin zihniyetine artık hakim olmuştur. Kadın bakanlıkları da bu yüzden göstermelikten öte bir anlam taşımamaktadır. Zira bugünün "Yeni Türkiye"sinde kadın sadece hem dıştan, hem de içten kapanmakla, çocuk doğurmakla, dayak yemekle, tecavüze, tacize, hakarete, aşağılanmaya uğramakla, ezilmekle, ve badem egemen toplumda tutunabilmek için bir "süs bitkisi" gibi arka planda yaşamakla meşgul!!!.. Kısacası sevgili Cafer Zorlu'nun Mustafa Kemal Atatürk'ün büstüne "öpücük" kondurduğu günlerin de çok gerisindeyiz artık, o zavallı Atatürk büstlerinin ülkede geldiği son perişan hali ise hiç sormayın!.. (Cihan Demirci)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder