24 Mayıs 2017 Çarşamba

25 YILI AŞKIN BİR SÜREDİR "HAYAT MİZAHI KAÇ GEÇİYOR?" DİYE BOŞUNA DEMEDİM... BAKIN KARİKATÜRÜN BİTTİĞİ BİR AN!..


Yeni Asya gazetesinden İbrahim Özdabak'ın bugün yayınlanmış bu karikatürü aslında karikatürcünün ve mizahçının bu ülkede çok uzun süredir var olan abuklaşmış bir hayat karşısında geri düşmüş, yenik halini gösteriyor bize... Çünkü bu çizilen zaten evvelsi gün Ankara'da bire bir yaşandı. Karikatür birebir yaşananı aynen çizmek değildir. Karikatür yaşanan bir abuk-subukluğun üzerine çıkmak, onu daha da abartmaktır. Şimdilerde bazı edebiyatçı dostlar, hayatın gerçeklerinin bu ülkedeki sanatçı yaratıcılığını geçtiğini söylemeye başladılar. Ama bunu şimdilerde söylemek çok geç kalınmış bir durumdur.

Bu satırları yazan şu garip "Hayat Mizahı Kaç Geçiyor?" başlığı altında ta 90'lı yılların başlarından beri 25 yılı aşan bir süredir söylüyor bunu. Kimselerin pek umurunda olmasa da ben tarihin derinliklerine attım bu konudaki sözlerimi, yazılarımı....

90'lardan başlayarak yazdığım yazılarda ve söyleşilerime konu ederek dedim ki; "Bu ülkede abuklaşan, rayından çıkmış, akla ziyan bir hayat var, bu hayat mizahın, mizahçının, karikatürün, karikatürcünün, edebiyatçının, kısacası; yazarın-çizerin hayal gücünü solladı geçti, yazar-çizer bu abuklaşmış, bu manyaklaşmış hayatın gerçeklerine yenik düştü!.."  Bakın bu karikatür aslında  25 yılı aşkındır söylediğim, hep gözden kaçmış, Sosyologlarımızın uyuyup es geçtiği, acı mı acı bir hayat gerçeğini göstermektedir. 

Karikatürcünün, mizahçının, edebiyatçının nefesi ve yaratıcı gücü bu ülkenin manyamış gerçeklerinin artık çok gerisinde, o yüzden mizah da, sanat da kendisinden önde koşturan abuklaşmış hayatı taklit eder oldu!.. Çoğunluk, farkında olmasa da bu ülkede sanatı var eden en önemli güç olan; "hayal gücü" her geçen gün daha da ölüyor ve yok oluyor... Çünkü artık; hayat mizahı çok geçiyor!!!!!!!! 

Cihan Demirci - 24 Mayıs 2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder