1 Şubat 2017 Çarşamba

YÜREKLİ GAZETECİ ABDİ İPEKÇİ'Yİ KATLEDİLİŞİNİN 38. YILINDA SEVGİYLE ANIYORUZ...

1978'de, henüz 16'sında çizmeye-yazmaya yeni başlamış tıfıl bir lise öğrencisiyken, o dönemlerde tanıdığım ama hemen kaynaştığım sevgili Altan Erbulak ağabeyi Milliyet'te görmeye ve ona karikatürlerimi göstermeye gittiğim bir dönemde, Altan abinin bana verdiği bir yemek fişiyle Milliyet'te ilk kez heyecanla yemek yemiş ve çalışanlarıyla birlikte yanyana yemek yiyen Milliyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni, yürekli gazeteci ABDİ İPEKÇİ'yi izlemekten yemeğim doğrusu buz gibi olmuştu. Sonradan onun aslında "karikatürcü" kökenli bir gazeteci olduğunu, adam gibi adam olduğunu, karikatürcü dostu olduğunu da öğrenecektim. Milliyet zaten onun döneminde mizaha, karikatüre, çizgi romana doymuş bir gazeteydi, bugün 2 karikatürcüye zoraki yer veren, iki kez el değiştirdikten sonra ruhunu yitireli uzun yıllar olan bu gazetede uzun yıllardır ne bir çizgi bant var, ne bir çizgi roman... Onun yok edilişi bu ülkedeki gazete "Genel Yayın Yönetmeni" çizgisinin de bir şekilde bitiş hikayesidir aslında... Çok bilinçli bir cinayettir bu... O'nun yok edilişiyle artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır... (C.D.)

ABDİ İPEKÇİ'NİN KATLEDİLMESİYLE BAŞLAYAN SÜREÇ ASLINDA ÜLKENİN DE BİTİŞ SÜRECİDİR... BU ÖNEMLİ CİNAYET, 12 EYLÜL DARBESİNE GİDEN SÜRECİN EN ÖNEMLİ CİNAYETİDİR... MEDYADAKİ TAŞLARIN YENİDEN DİZİLME SÜRECİ BU CİNAYETİN ARDINDAN BAŞLAMIŞTIR. O GİTTİKTEN SONRA DEĞİŞEN, 12 EYLÜL'ÜN ARDINDAN HIZLA YAMUKLAŞAN VE GÜNÜMÜZDE YALAKALAŞAN BİR MEDYA SAYESİNDE ÜLKE DEĞİŞMİŞ, BUGÜNKÜ "BOMBOK" HALİNE GELMİŞTİR... BU ÇOK ÖNEMLİ SİYASİ CİNAYETE NE KADAR ÜZÜLSEK AZDIR... 38. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE BİR KEZ DAHA SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUM... 

AH!- Cihan Demirci

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder