8 Şubat 2017 Çarşamba

ÇİZER VE ÇİZGİ ROMAN TARİHÇİSİ YENER ÇAKMAK'I YİTİRDİK!..

Çizer, mizahçı dediğin adam kendi naif dünyasını yaratarak o dünyanın içinde bir yaşam kurmasını bilir... İşte böylesine kendi yarattığı o naif dünyasının içinde yaşamını sürdürmüş sevgili bir dost, bir ağabey, Yener Çakmak da sessizce veda etmiş dünyaya... O da 7 Şubat 2017 akşam saatlerinde henüz 67 yaşında terk etmiş bizi... Yener ağabeyle ilk zaman tanıştık... Bir ömür gibi... Aslında onunla tanışmadan önce 70'li yıllarda onun Saklambaç'taki fotoromanlarıyla tanışmış bir çocuktum. Yener Çakmak o yıllarda fırtına gibi esen Günaydın gazetesinde, o gazetenin eki Saklambaç'ta ilginç fotoromanlar hazırlıyordu. Kendisi yazıyor, kendisi çekiyor, bir kısmında kendisi oynuyordu, 70'lerin sonlarında fiziken tanışmış olsak da, asıl dostluğumuz 1981'de başladı. Bizi yakınlaştıran sevgili İbrahim Tapa ağabeydir. Yener Çakmak'ın hayattaki en yakın arkadaşlarından biri olmuştur hep. Tapa ağabeyle birlike 1982 yılında, dönemin yeni çıkmış iddialı gazetesi Güneş'in çıkmayan mizah ekinde birlikte çalışmıştık Yener ağabeyle... Evet, "Gölge" adlı bu mizah eki 1 yıla yakın bir süre hazırlandı ama sadece provaları basıldı ve çıkmadı, ülkemize yakıştığı şekilde elbet!..

36 yıllık uzun bir serüven bu... Mizah tarihine olan ciddi merakımı daha çocuk yaştan beri iyi bildiği için karikatür ve mizah tarihi üzerine onunla yıllarca paslaştık, karşılıklı bilgi alışverişi yaptık. Kafa yorduk. Bu anlamda bir kaç kez Kızıltoprak'taki evine gittim. Uzun yıllar boyu hep Karikatürcüler üzerine bir antoloji hazırlama çabası içindeydi, bu nedenle herkesten özgeçmişini ve karikatür örneklerini alırdı ta 80'li yıllardan beri ama bilirim ki bu işler çok zordur, bitirsen bile basacak yayıncı yok, destek yok, olanak yok, ilgi yok, sonuçta bu düşü bir türlü kısmet olmadı Yener ağabeyin. Ama o düş kurmaktan asla vazgeçmedi. Çizgi romanların içinden aramıza katılmış bir hali vardı ne de olsa... 

Yener Çakmak, karikatür çizdi, fotoroman çekti, videonun parlak yıllarında video filmler çekip yönetti, çizgi roman ve karikatür tarihine merak saldı ve bu iki alanda müthiş arşivler oluşturdu, çizgi roman, karikatür ve sinema onun en önemli tutkularıydı, sinemanın ve çizginin içinde yaşadı adeta.

Bu kirli, boktan dünyaya ait bir adam değildi Yener abi... O sanki uzak Batı'dan aramıza karışmış, iyi yürekli bir kovboydu. Şapkası ve atkısıyla buralara yabancıydı ama yabancıları da severdi. Cumhuriyet'in o parlak ışığı üzerinde olan adamlardandı. Yaşamını müthiş bir çizgi roman tutkusu, acayip bir karikatür sevgisi ve mizah üzerine kurmuştu. Basının ayaklı tarihi gibi dolaştı yıllarca aramızda. 36 yıllık dostlukta bana sayısız güzel anı, sohbet, kardeşlik duygusu bırakarak gitti, aslında ortak dostumuz mizah dehası Suavi Süalp usta ne demişti o güzelim öyküsünün adına: "Gene İyi Dayandık"  Yener ağabey de gene iyi dayandı aslında, en naif haliyle bu dibi çıkmış boktan ülkeye, gene iyi dayandı... 

Buraya kadarmış... Güle güle Yener abi, senin kadar dayanabileceğimi de sanmıyorum zira naiflikte senden pek bir farkım yoktur sadece belki sesim biraz daha fazla çıkar, isyanım biraz daha fazladır bu değerini bulamamış yaşamlarımızı yok etmekte olan o kara düzene hepsi o... Kadıköy'de 40 yıla yakın bir süredir görmekten, sohbetinden mutlu olduğum, bu değer bilmez, boktan dünyaya ait olmayan, gerçek bir ağabey, iyi bir arkadaş, bir temiz yürek daha sessizce uçtu gitti, çizgi dolu ruhuna sevgiyle... 

Cihan Demirci - AH! (8 Şubat 2017) 


CİHAN DEMİRCİ'NİN ARŞİVİNDEN YENER ÇAKMAK'LI FOTOĞRAFLAR...


  YENER ÇAKMAK (1950-7 ŞUBAT 2017)
ANISINA SEVGİYLE... 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder